Düzce ilinin kırsal bölgelerinde bulunan yemyeşil ormanlar, bölge halkı için yalnızca güzel bir manzara sunmakla kalmıyor; aynı zamanda geçim kaynaklarının başında gelen doğal maddeleri de beraberinde getiriyor. Yerel halk, bu değerli maddeleri toplamak için her gün beş saat yürüyüş yaparak, doğanın sunduğu kış çileklerini, mantarları ve özellikle de orman meyvelerini toplamakta. Bu lezzetlerin kilosu 250 liraya kadar çıkabiliyor ve bu durum, yüzlerce ailenin ekonomik anlamda bağımsızlığını sağlamalarına yardımcı oluyor. Ancak bu süreç, yalnızca maddi kazançla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yüzyıllardır süregelen bir geleneğin de yaşatılmasını sağlıyor.
Düzce'nin zengin biyolojik çeşitliliği, yerel halkın ormanda geçirdiği zamanı daha da değerli kılıyor. Her yıl, bahar aylarının gelmesiyle birlikte bölgede bulunan ormanlarda başlayarak, bu doğal hazinelerin toplanmasıyla geçim sağlanıyor. Aileler, sabahın erken saatlerinde yola çıkarak, ormanların derinliklerine inmeyi alışkanlık haline getirmiş durumdalar. Topladıkları orman ürünleri arasında kış çilekleri, kuşkonmaz ve çeşitli mantar türleri ön plana çıkıyor. Özellikle kış çilekleri, hem lezzetli hem de yoğun bir şekilde aranan bir ürün olmasından ötürü, erken toplanarak satılmakta ve ailelerin geçimlerine katkı sağlamaktadır.
Bölgedeki aileler, doğanın sunduğu bu fırsatları değerlendirmek için her yıl yenilenen bir heyecanla ormanlara akın ediyor. Kilosu 250 lira olan bu değerli meyveler, her toplandığında ailelerin bütçelerine önemli bir katkıda bulunuyor. Yerel pazarlar ve işletmeler, yerli üreticilerin topladığı ürünleri alarak, hem ekonomik döngüyü destekliyor hem de bu ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor. Düzce'de bu gelenek, yalnızca bir ekonomik faaliyet olmanın ötesine geçiyor; aynı zamanda bölgedeki kültürün korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına da yardımcı oluyor.
Bu doğal hazinelerin toplanması süreci, yerel halk arasında dayanışma ve bağların güçlenmesine neden oluyor. Aileler, birlikte daha fazla ürün toplayabilmek amacıyla birlik oluyor, bu da hem sosyal hem de ekonomik etkileri beraberinde getiriyor. İşin sevgi dolu yanı, doğanın sunduğu bu ürünleri toplarken yaşanan keyif, her aile bireyi için unutulmaz bir deneyim oluşturuyor.
Bunun yanı sıra, yerel yönetimlerle birlikte yapılan farkındalık projeleri, bu kültürel mirasın korunmasına yönelik adımlar atılmasını da teşvik ediyor. Geleneksel yöntemlerin benimsenmesi ve uygulanması sonucunda, Düzce'nin ormanlarından elde edilen ürünler, sürdürülebilir bir şekilde toplanarak hem mevcut hem de gelecek nesiller için bir kaynak oluşturuyor. Bu sayede, hem bölgenin doğal yapısına zarar verilmeden bir geçim kaynağı elde ediliyor hem de aileler için önemli bir ekonomik katkı sağlanıyor.
Sonuç olarak, Düzce ilindeki ormanlar, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda bölge halkının geçim kaynağı olan değerli ürünleriyle de dikkat çekiyor. Yüzyıllar boyu süregelen bu gelenek, köklerinden aldığı güçle devam ederken, yüzlerce ailenin hayatının da merkezi konumuna gelmiş durumda. Doğanın sunduğu bu hazine, hem ekonomik hem de kültürel açıdan bölgeye büyük katkılar sağlıyor ve gelecek nesillerin de bu mirasa sahip çıkması, doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.