İstanbul'da meydana gelen trajik bir olay, kadına yönelik şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. İki çocuk annesi olan 35 yaşındaki Aysel K., evinin içinde gerçekleştirilen bir silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Olay, birçok yurttaşın dikkatini çekerken, bu tür hadiselerin önlenmesi için neler yapılabileceği üzerine tartışmalara yol açtı.
İstanbul'un Pendik ilçesinde gerçekleşen olay, 6 Kasım 2023 tarihinde meydana geldi. Aysel K., eşinin evde bulunduğu sırada çıkan tartışma sonrasında silahlı saldırıya uğradı. Tanıkların ifadelerine göre, tartışma kısa süre içinde büyüyerek fiziksel bir çatışmaya dönüştü. Eşinin kontrolünü kaybeden saldırgan, yanında taşıdığı silahı kullanarak Aysel K.'ya ateş açtı. Olayın hemen ardından komşuları durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi, ancak Aysel K. olay yerinde hayatını kaybetti.
İlk etapta hastaneye kaldırılan Aysel K.'nın mermilerin isabet etmesi sonucunda ağır yaralandığı ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı bilgisi alındı. Olayın ardından, saldırganın olay yerinden kaçtığı ve arama çalışmalarının başlatıldığı bildirildi. Emniyet güçleri, çevredeki güvenlik kameralarını inceleyerek saldırganın kimliğini ve kaçış rotasını belirlemeye çalışıyor.
Aysel K.'nın ölümü, Türkiye'nin üzerinde uzun süredir tartıştığı kadına yönelik şiddet konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Ülkede son yıllarda kadın cinayetlerinin artması, toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Birçok kadın hakları örgütü, devletin bu konuda daha etkili önlemler almasını talep ederken, halk arasında da infiale yol açan bu tür olayların sıklığı dikkat çekmektedir. Özellikle aile içi şiddetin fazlalaşması, toplumda derin yaralar açmaktadır.
Uzmanlar, bu tür olayların önlenmesi için hem devletin hem de toplumun üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun için, eğitim programlarının desteklenmesi, kadınların hakkını arayabilecekleri ve koruma talep edebilecekleri mekanizmaların güçlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Aysel K. gibi birçok kadının maruz kaldığı bu ciddi sorunla mücadelede toplumun her kesiminin üzerine düşen görevler bulunuyor.
Özellikle, çocuk sahibi kadınların yaşadığı baskı ve psikolojik sorunların artması, bu tür trajik olayların sıkça yaşanmasının bir başka sebebi olarak gösteriliyor. Aysel K.'nın iki çocuk annesi olması, olayın üzerindeki dramatik etkiyi artırıyor. Çocukların, annelerinin ölümünün ardından yaşadığı travmanın uzun yıllar boyunca üzerlerinde kalacağı düşünülüyor.
Olayın derin etkileri sürerken, Aysel K.'nın arkadaşları ve komşuları, onun sıcak kalpli, sevgi dolu bir anne olduğunu belirtiyor. Hayat dolu bir insan olarak tanınan Aysel’in, evinde böyle bir şiddete maruz kalması, çevresindeki insanları yasa boğdu. Sosyal medyada onun için paylaşılan mesajlar, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusuna daha fazla dikkat çekme arzusunu yansıtıyor.
Bu tür olayların yaşanmaması için gerekli adımların atılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiği, aşikâr. Aysel K.’nın anısına adanan mesajlar ve eylemler, belki de bu tür trajedileri önlemenin ilk adımı olacaktır. Kadına yönelik şiddetin son bulması için tüm kesimlerin el birliğiyle çalışması gerektiği gerçeği, bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Aysel K. ve benzeri kadınların yaşadığı acıların son bulması için mücadele devam edecektir.
Özetlemek gerekirse, İstanbul'daki bu üzücü olay, kadına şiddetin ne denli ciddi bir sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Toplumun her kesiminden gelen tepkiler ve bu konuda gelişen farkındalık, gelecekte benzer olayların önlenmesine katkıda bulunacaktır. Aysel K.'nın hayatı, bizlere mücadele etmenin ve konuşmanın önemini hatırlatıyor. Artık susmak yerine konuşmanın, mücadele etmenin zamanı!