Türkiye'de ambulans helikopter hizmetleri, acil sağlık durumlarında zamanın ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Bu hizmete katkıda bulunan kahramanlarımızdan biri de, Türkiye’nin tek kadın ambulans helikopter pilotu olan Serra. Kendisi, yapmış olduğu fedakarlıklarla ve cesaretiyle hem kadınların hem de pilotluğun güçlü birer sembolü haline gelmiş durumda. Ancak onun bu başarı hikayesi, sadece uçmakla sınırlı kalmıyor; ardında büyük bir motivasyon ve fedakârlık yatıyor. Serra'nın en büyük motivasyonu ise yer çekimine meydan okumak. Peki, Serra'nın hikayesi nasıl başladı? İşte bu sorunun yanıtı ve daha fazlası, bu haberimizde sizlerle!
Serra, çocukluğundan beri gökyüzüne hayranlık duyan bir birey olarak yetişti. Ailesi, onun bu hayaline her zaman destek olmuştur. Çocukluk hayalini gerçekleştirmek için gerekli adımları atan Serra, pilotluk eğitimi almak için üniversite tercihlerini bu yönde yaptı. Eğitim sürecinde zaman zaman zorluklarla karşılaşsa da, her defasında geri dönerek azmiyle hedeflerine doğru adım adım ilerledi. Buradan aldığı ilhamla, hem kendisi hem de gelecek nesillere örnek olmayı amaçladı. Serra, "Uçmak, bana özgürlük hissi veriyor," diyor ve bu his, onun uçmak için neden bu kadar istekli olduğunu vurguluyor.
Serra, gündelik hayatında birçok zorlukla mücadele ediyor. Hem kadın pilot olarak sektörde yer almanın getirdiği zorluklar hem de acil durumlarda karar verme süreci, heyecanlı ama bir o kadar da zorlu bir yolculuk. Her gün, sağlık ekipleri ile birlikte hastalarına ulaşmak için canla başla çalışıyor ve bu süreçte insan hayatının ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha anlıyor. Acil bir durumda helikoptere binmeden önce yaptığı son kontroller, onun dikkatini ve disiplinini ortaya koyuyor. Aynı zamanda, pilot olarak birçok operasyonel eğitim alarak, her duruma hazırlıklı olmanın gerekliliğine inanıyor.
Serra'nın günlük yaşamı yalnızca işinde değil; aile ve sosyal hayatında da dengeler kurmayı gerektiriyor. İş saatlerinin düzensizliği, aile hayatını zaman zaman etkiliyor fakat Serra, bu durumu kabulleniyor. Ailesinin desteği ile birlikte, zorlu programına ayak uydurarak hem işini hem de sosyal ilişkilerini sürdürüyor. Gün geçtikçe daha fazla kadın pilot yetişmesine katkı sağlamayı hedefleyen Serra, mentor olarak genç kızlara da destek olmayı unutmuyor.
Serra’nın hikayesi, yalnızca kişisel hedefine dair bir başarı öyküsü değil; aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinin, kadınların hangi alanlarda yer alabileceğinin ve cesaretin bir sembolü haline gelmiş durumda. Yakın gelecekte, daha fazla kadının bu alana girmesini arzuluyor. Onun inancı, 'her şey mümkündür.' Bu düşünceyle yola devam eden Serra, genç kızlara, 'Hayallerinize inanarak ve sıkı çalışarak ulaşabilirsiniz. Ben başardım, siz de başarabilirsiniz,' mesajını veriyor.
Serra'nın hikayesinin ilham verdiği birçok kişi var. Kadın pilotların sayısının artması, sektördeki cinsiyet eşitliğine katkı sağlarken, aynı zamanda kadınların güçlenmesine de destek oluyor. “Ben de bir gün böyle olmayı hayal ettim,” diyen genç kızlar, Serra’nın hikayesinden ilham alarak kendilerine yeni yollar çizmeye başladılar. Her pilotaj dersinden sonra, kendine yeni hedefler koyarak ilerleyen genç kızlar, bu başarı hikayesinin bir parçası olma hayalini yaşıyorlar.
Sonuç olarak, Türkiye'nin tek kadın ambulans helikopter pilotu Serra, sadece bir pilot değil, aynı zamanda bir ilham kaynağı. Yer çekimine meydan okumak için çıktığı bu yolda, birçok hayat kurtarmayı amaçlıyor ve genç nesillere umut olmayı sürdürüyor. Uçmanın verdiği özgürlük hissi, onu her gün yeniden motive ediyor ve bu motivasyon, onun başarısının ardındaki en önemli unsurlardan biri haline geliyor. Serra, havada değilken bile ayakları yere sağlam basarak, uçma hayallerini gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor. Onun hikayesini dinlemek ve kendisinden ilham almak isteyen herkes için bir fırsat sunuyor.